You are here: Home Yazarlar Köşemiz Kara Kabus

Kara Kabus

PDFYazdıre-Posta

 

‘Beğendin mi yaptığını?’. Suratıma bakmaya devam ediyordu. Cevap vermedi. Sorumu tekrarladım. Yine cevap vermedi. Gözlerinden yaşlar süzülmeye başlamıştı bile. ‘şimdi odana git. Akşam yemeğine kadar odadan çıkmak yok.’ Olduğu yerde duruyordu. ‘kime diyorum ben?’ hala kımıldamıyordu. İşte o anda bir şimşek çaktı. Afallamıştım. Kendime hâkim olamamıştım. Elini kızarık yanağına bastırmıştı. Hala ağlıyordu. Tam ona elimi uzatacakken fırlayıp odasına kaçtı.

            Kapının yanına koştum. ‘ Mete? Meteciğim? Annen yanlışlıkla yaptı. Mete?’ Çok geçti. Olan olmuştu bir kere. Yapmamam gereken şeyi yapmıştım. Yıkılmış bir vaziyette salona döndüm. Her şey orada duruyordu. Çizimler krokiler planlar hepsi mahvolmuştu. Dökülen kahveyi temizlemeye başladım. İşi düşünüyordum. Mahvolan işi. Mimarlık hayatımın en büyük işiydi bu. Çok yüksek bir fiyat karşılığında büyük bir alış-veriş merkezinin planını çizmeliydim. İşin kötüsü sadece bir haftam kalmıştı. Masayı temizledikten sonra Gözüme bunlara sebep olan şey çarptı. Mete’min oyuncak uçağı.  Yaptığım hata yeniden aklıma geldi ve büyük bir acı hissettim. Yapmamalıydım. Babası zaten dört ay önce evden ayrılmıştı. Tam düzen kurmaya başlarken şimdi de bu olmuştu işte.

         Akşam yemeğinde onu odasından zor çıkarabildim. Yemek yerken ikimiz de konuşmadık. Yemek biter bitmez yatmaya gitti. Ben de bulaşıkları hallettikten sonra yatmaya karar verdim. Çok yorgundum. Hemen uyudum.

            Ertesi gün samimiyetsiz bir kahvaltının ardından onu parka götürmeye ikna ettim. Evden çabucak çıktık. Sessizce parka yürüdük. Ben bir banka oturdum. Oynamaya başlamasını bekledim. Ama o sadece durdu. Sonra bana dönüp bir anda, “Özür dilerim anne.”dedi. Sonra bana sarıldı. Ağlıyordum. “Esas ben özür dilerim. Haydi, artık üzülme, oyununa bak.” Çocuk parkına koştu, kaydıraktan kaydı. Kaydıktan sonra bana bakıp gülümsedi. “İyi günler.” Yanıma bir adam oturmuştu. Ben bunu fark etmemiştim. “İyi günler.” diye cevap verdim. Sonra parka baktım. Mete yoktu.

           Acı bir tren sesi ortalığı inletti. Arkamı döndüğümde Mete`nin bir arabanın önünde yatan cansız bedenini gördüm ve çığlık attım.

          Kan ter içinde uyandım. Korkunç bir rüya idi. Bir kabus!!! Hatta ve hatta böylelerine bizim oralarda “kara kâbus” derler. Gözyaşlarımı silip Mete’nin odasına girdim ve sabaha kadar uyumasını izledim. O günden sonra da Mete`ye bir daha asla kötü davranmadım. Hayatımdaki en değerli şeye…

    

      Ya da: Kan ter içinde uyandım. Korkunç bir rüya idi. Bir kabus!!! Hatta ve hatta böylelerine bizim oralarda “kara kâbus” derler. Gözyaşlarımı silip Mete’nin odasına girdim. Bir de ne göreyim Mete kanlar içinde yerde yatıyor. O günden beri kendime hep kızdım. Kendimi hiç affetmedim. Hayata küstüm.

 

           Hangisine inanmak isterseniz.